YEŞİL YAŞAMLA İLGİLİ TÜM MERAK ETTİKLERİNİZ İÇİN...

Yeşil yaşam, hava ve toprak kirliliğine neden olmadan ormanları koruyarak, ekosistemi gözeterek, gezegenimizin azalan doğal kaynaklarının devamlılığını sağlayarak ve doğanın niteliklerini geliştirerek bilinçli şekilde sürdürülen bir hayat biçimini ifade eder.Bu yaşam tarzı sağlıklı bir dünyada sağlıklı nesiller büyütmek adına atılmış güçlü bir adımdır.

Anneler ve babalar burada yeşil yaşamla ve yeşil ürünlerle ilgili bilgiler bulabilirler..



28 Ekim 2010 Perşembe

HASELTINE POZZİ

Plastik ambalaj atıklarının yarattığı kirliliğe dikkat çekmenin ilginç bir yolu...
Sanatçı Haseltine Pozzi, plastik ambalajların yaşadığımız gezegeni nasıl kirlettiğini gözler   önüne sermek için ilginç bir proje geliştirdi.
Pozzi, özellikle deniz kuşlarının ölümüne neden olan plastik ambalaj atıklarından dev bir heykel yapmaya karar verdi.
California sahillerinde gönüllülerin yardımıyla topladığı plastik atıklarla bu dev heykeli yaptı
Plastik ambalaj atıklarından yapılan bu kuş heykeline "Avery" adı verildi.
Pozzi'nin bu çalışması Artula Enstitüsü, Sanat ve Çevre Eğitimi çalışmalarında da kullanılacak. "Kıyıları temizle" adlı bu çalışmalar sorunun çözüme dönüşmesini hedefliyor.

8 Ekim 2010 Cuma

"GDO" suz Pikniğe Davetlisiniz...

Slow Food/Fikir Sahibi Damaklar grubunun GDO'suz piknik çağrısı şöyle:
2010 dünyada sıcaklığın rekor seviyelere ulaştığı, sel, kuraklık gibi doğal afetlerin hayatımızı tehdit ettiği bir yıl. Hepimizin artık harekete geçme zamanı geldi. İklim krizine yeter demek ve sesimizi duyurmak için Amerikali çevreci ve akademisyen tarafından başlıtılan, 350.org öncülüğünde 10/10/10'da 184 ülkede 6000'i aşkın etkinlik düzenleniyor. Kimi çatısına güneş paneli koyuyor, kimi yürüyüş düzenliyor, kimi ağaç dikiyor, kimisi de rüzgar enerjisi projesi başlatıyor.
Slow Food/ Fikir Sahibi Damaklar da 10/10/10'da iklim değişikliğinden en çok etkilenen alanlardan biri olan tarıma işaret ederek, GDO’suz bir piknik organize ediyor. Endüstriyel tarım yerine organik ve sürdürülebilir tarımı savunmak, dev şirketler yerine küçük çiftçiyi desteklemek, tek bitki tarımı yerine tarımsal biyoçeşitliliği desteklemek ve ne yiyeceğimize kendimiz karar vermek için GDO'suz bir buluşma/piknik yapmak üzere sözleştik. Pazar günü İstanbul’da Maçka Parkı’nda 10:00-12:00 saatleri arası düzenlenecek pikniğe herkes davetli.
Sonrasında saat 15:00’da Galatasaray’dan Taksim’e Küresel Eylem Grubu tarafında organize edilen yürüyüşe Naom Chomsky, Ömer Madra ve 350’ye destek verenler de katılacak.

24 Eylül 2010 Cuma

DOĞADA ÇÖZÜNEN TORBALAR...

Buğday Derneği, Brüksel’de katıldığı Greenweek konferansında stand açan Plastics Europe (Avrupa Birliği Plastik Üreticileri Birliği) ile biyo-bozunur torbaların gerçekten doğa dostu olup olmadıkları konusunu görüştü. Derneğin Tüketici İlişkileri ve Çevre Direktörü Michael Poulsen’in bu konudaki görüşü şöyle:
“Naylon torbaların üzerine ‘biyobozunur ya da doğada çözünür gibi ifadelerin konması kafa karışıklığı yaratıyor. Bu naylon poşetlerin çoğu, ancak çok özel koşullar altında çözünebiliyor ki, bu koşullar dünyada sayılı çöp toplama ünitesinde mevcut.” Bay Poulsen, bu tip bilgilendirmelerin bazen yarardan çok zarar getirdiğini de söyledi: “Süpermarket müşterileri ‘nasılsa doğa dostu’ diyerek bu naylon torbaları bol keseden kullanmaya devam ediyorlar. Doğa dostu gibi görünen bu çözüm aslında doğaya daha fazla zarar veriyor”.

İTÜ Çevre Mühendisliği Bölümü’nden Doç.Dr. Osman Arıkan ise, konuyla ilgili şu bilgiyi verdi:

“İngilizcedeki “biodegradable plastics” terimi türkçede “biyobozunur plastikler” olarak ifade edilir ve biyolojik olarak (mikroorganizmalar vasıtasıyla) parçalanabilir plastikler için kullanılır. Bununla birlikte gerek ülkemizde, gerekse dünyada hangi tür plastiklerin ‘biyobozunur plastik’ olarak değerlendirileceğine dair tartışmalar yaşanıyor. Bunun nedeni ‘biyobozunur plastikler’ için birden fazla standart test metodunun olması.

Burada testler arasındaki en büyük fark, testin gerçekleştirildiği sıcaklık, pH gibi koşullar. Bununla birlikte testlerin bir kısmı yanıltıcı; örneğin kompost edilebilir plastikler için test sıcaklığı 55 oC’dir. Ancak bu testi geçen plastikler kompostlaştırma işlemine tabi tutulmuyorsa, yani doğadaki sıcaklıklara (maksimum 20-30 oC),  maruz kalıyorsa bu plastiklerin parçalanması testte belirlenen süreden çok daha uzun zaman alacaktır.”

Buğday Derneği, doğada çözünen naylon torbalar bulunduran marketlere aşağıdaki mektubu gönderiyor:
Sayın Yetkili,
Mağazanızda/marketinizde müşterilerinize sunduğunuz “biyo-bozunur/ doğada çözünür” naylon poşetler kişilerde “çevre dostu” algısı yaratmasına rağmen, yapılan araştırmalar bu söylemi desteklemiyor. Doğa dostu tek çözüm olan bez çanta kullanımının yaygınlaşabilmesi için, sizlerden alışverişe bez çantayla gelen müşterilerinizi ödüllendirmenizi, naylon torbaları ücretli hale getirmenizi ve konuyla ilgili bize geri dönüşünüzü
rica ediyoruz.

27 Ağustos 2010 Cuma

COWAY SU ARITMA SİSTEMLERİ

Hiçbir parçasını fason ürettirmeyen,filtresinin ayrıntılarından emin olduğunuz, senelik bakımlarını takip ettirebildiğiniz ve ilk sene bedelsiz yaptırabildiğiniz , tam olarak gerçek arıtma sağlayabildiğiniz arzu ederseniz mineralize de edebildiğiniz, 4 farklı tipi bulunan hem satın alabildiğiniz hem de kiralayabildiğiniz bir su arıtmasından bahsetmek istiyoruz sizlere..

Özellikle evlerde çocuğu olanlar, bebeği olanlar,toplu mekanlarda su tüketiminin fazla olduğu yerler... Kesinlikle tercih edilmesi gereken bir ürün.Çocuklarınızı ve kendinizi şebeke suyundan korumanız gereken bir Türkiye de yaşıyoruz ne yazık ki..
"Sağlığımız herşeyden önemli" sloganı ile yoluna devam eden Coway ürünleri su arıtma-hava filtrasyon ve aklllı klozet kapakları olarak sınıflandırılmış.
http://www.coway.com.tr/
adresinden ürünlerle ilgili tüm bilgileri alabilir , teknik destek için arayabilir, demo isteyebilirsiniz..
Aşağıda Coway teknolojisi ile suyun ne şekilde arıtıldığını okuyabilirsiniz..
Plastik damacanalardan kurtulalım artık...

COWAY TEKNOLOJİSİ SUYU NASIL ARITIR?
Coway arıtma cihazlarına gelen şebeke suyu, sistemde altı farklı arıtma aşamasından geçer. Böylece duru, taze, %100 hijyenik ve mükemmel tada sahip bir içme suyu haline gelir.

1.ADIM
PARTİKÜLLERİN TEMİZLENMESİ İÇİN TORTU FİLTRESİ

Bu tortu filtresi giriş suyundaki partikülleri temizler ve membranlı filtre ile ön-karbon filtresini korur.

2.ADIM
KLOR VE ORGANİK MADDELERİN TEMİZLENMESİ İÇİN ÖN-KARBON FİLTRE

Kötü tat, koku ve renge neden olan organik maddeler, aynı zamanda klor, ön karbon filtre tarafından arıtılır; su berraklaştırılır.

3.ADIM
İLERİ ARITIM İÇİN TERS OZMOS MEMBRANLI FİLTRE

Üzerinde, milimetrenin milyonda biri kadar gözenekler bulunan, yarı geçirgen zardan oluşan membranlı filtre; suyu, çözülmüş halde bulunan kurşun, civa, nitrat, arsenik gibi ağır metallerden ve virüs, bakteri, kireç, çeşitli kimyasallar gibi kirleticilerin tamamından arındırır.

4.ADIM
KOKU GİDERMEK VE SUYUN TADINI İYİLEŞTİRMEK İÇİN SON-KARBON FİLTRE

Hindistancevizi kabuğu kullanılarak performansı ikiye katlanan post-karbon filtre, kokuya neden olan maddeleri temizler. Mikroorganizmaların oluşmasını engellemek ve suyun tadını iyileştirmek için gümüş iyonlar eklenmiştir.

5.ADIM
İNCE TOZUN TEMİZLENMESİ İÇİN İNCE FİLTRE

Bu ince filtre ince partikülleri ya da tozu ve sudaki diğer yabancı maddeleri temizler.

6.ADIM
MİKROORGANİZMALARIN OLUŞUMUNU ENGELLEMEK İÇİN SERAMİK FİLTRE

COWAY TERS OZMOS MEMBRANLI FİLTRE












EN TEMİZ SU, DOĞRU ŞEKİLDE ARITILMIŞ SUDUR.
Ters ozmos teknolojisi, ilk olarak ABD hükümeti tarafından, donanmaya temiz içme suyu temin etmek amacıyla geliştirilen önemli bir buluştur. Ters ozmos işlemi, farklı iyon konsantrasyonuna sahip olan ve aralarında yarı geçirgen bir membran (zar) bulunan iki çözeltinin iyon konsantrasyonlarının eşitlenmesi prensibine dayanır. Ozmatik basınç ile doğal olarak gelişen bu olaya, bir pompa ile veya şebeke hattı basıncı ile ozmatik basınçtan daha yüksek bir basınç uygulandığında, işlem ters ozmos adını alır ve yarı geçirgen membran, sadece temiz suyu geçirerek suyu içerisindeki eriyik halde bulunan organik ve inorganik maddeler, tuzlar, ağır metaller, virüsler ve bakterilerden arındırır.
Tüm Coway ürünleri, su arıtımında ters osmoz yöntemini kullanır. Ters osmoz işlemiyle üretilen su o kadar temizdir ki hassas tıbbi uygulamalarda ve ileri teknoloji üretim işlemlerinde de kullanılır.
BSeramik filtre mikroorganizmaların oluşumunu kontrol ederken, genel hijyen ve standart kalite sağlar.

23 Ağustos 2010 Pazartesi

DOĞAL DOĞUM FELSEFESİ

Her şeyde olduğu gibi doğumda da doğal olanı destekliyoruz...Dr.Hakan Çoker'in doğal doğum ile ilgili görüşlerini anne adayları okusun istedik...
"Doğal doğum mümkün olduğunca müdahalesiz yapılan doğum şeklidir.Doğum, bedenin birçok sistemi devreye sokarak kendi kendine yaptığı otomatik bir bilinçaltı eylemidir.İlkel beyin tarafından yönetilen doğum hormonları tarafından gerçekleştirilir.Siz bu aşamalara müdahale ettikçe doğumun akışı bozulur.
Doğal bir doğumda en önemli şey bedene ve bebeğe güvenmektir.İŞte bu aşamada bilgi devreye girer.İnsan bilmediğinden korkar.Korkular ilkel beyin tarafından tehlike mesajları olarka algılanır.Tehlike durumunda da beden doğumu durdurur.Bilgi ise korkunun panzehiridir.Bilgi sayesinde korkular yerini güvene bırakır.Güven dolu bir ortamda doğumlar çok daha kolay gerçekleşir.İşte bu yüzden evde veya ev tipi doğum odalarında doğumlar çok daha kolay ilerler.
İkinci aşamada kadınların gevşemeyi ve kendini bırakmayı öğrenmeleri gerekir.Bazı kadınlar bunu kendiliğinden yaparken, bazıları için gevşeme egzersizleri ile doğuma hazırlık çok olumlu etkiler bırakır.Gevşeyip bedenini izleyenler rahat ve doğal doğumların en büyük adaylarıdır.
Doğal doğum hormonları bir yandan anneyi bir sevgi denizine çekerken bir yandan da anne ve bebek kavuşmasını hazırlar.Doğal doğum sonrası anne bebek kavuşması çok daha duygusal ve bağlayıcıdır.Bebekler doğal doğumda çok daha aktif ve farkında doğarlar.Çok daha çabuk sakinleşir çok daha çabuk emerler."
Op.Dr.Hakan Çoker  http://www.dogaldogum.com/

6 Ağustos 2010 Cuma

GREEN LULLABY'DAN BENZERSİZ OYUNCAKLAR

 

Green Lullaby’nin tamamen geri dönüşümlü kartondan elde ettiği oyuncak ev tam bir rüya evi gibi, koridorda bir çay partisi var, sanki bulaşık makinesinde periler saklanıyor ve oturma odası Bratz’in gösteri merkezini andırıyor.
Tam bir oyuncak bebek evi, içeride yaşamak için neler vermezdim dedirtiyor görene...Miss Priss’in bebekleri hemen Green Lullaby’nin oyuncak evinde ve bebek beşiğinde yerlerini alıyorlar. Aşırı hafif kartondan imal edilmiş olan bu yeni taşınabilir oyuncaklar serisi sadece hafiflikleri ile değil demonte edilebilir olmaları ve ekolojik olmaları ile de ön plana çıkıyor. Üç katlı oyuncak ev oda dekorasyonu, retro desenli mobilyaları, lambaları ve modern çiçekli yer döşemesi ile tüm dekoratif unsurları üzerinde taşıyor. Beşik ise tam esiklerden kalma sallanan beşiklerden, kız çocuklarının istedikleri bebeklerini sallayarak uyutmalarına imkan tanıyor. Eksik olan tek şey bu evle ve beşikle oynamak için yeterli zaman! Haydi keşfe başlayın!...

4 Ağustos 2010 Çarşamba

BEBEK BEZLERİNİN KORKUTAN YÜZÜ...

Bir bebeğin iki buçuk yılda kullandığı bebek bezi sayısı aşağı yukarı 6000…
2.5 yılda bir bebeğin atmosfere bıraktığı zarar 2010klm ile 3540klm petrol yakan araca eşit.
Dünya yılda yarım trilyon bebek bezi çöpü çıkartıyor. Bu, İngiltere'de %4 katı atığı oluşturan miktar, pek tabi ki Türkiye için böyle istatistiklere erişmek bile imkansız.
Günde dünyanın aşağı yukarı ürettiği bebek bezi atığı 1.4 milyar!
Bebek bezinin dış çeperini oluşturan ve sızmayı engelleyen kısım polipropilin denilen plastik malzemeden yapıldığı için doğada elimine edilmesi 500 yılı buluyor.
Bebek bezinin %70’lik kısmı kağıt. Yıllık olarak 1 milyar ağaç bu iş için kesilmekte. Ormanların tekrar yerine konulması, ağacın işlemden geçirilirken maruz kaldığı aşamalar, kullanılan mekanik enerji ve suyun dünyaya faturası yıllık 50 milyon dolar.

Bütün bunlar karşılaştırıldığında bir kullanımlık bezlerin tekrar kullanılan bezlere göre 10 kat daha fazla dünya kaynağını kullandığını söylemek mümkün.

2008’de İngiliz Hükümetinin yaptırdığı bir araştırmada, ikinci çocukta dahi kullanılabilen yıkanabilir bezler ile global ısınmada %40 lık bir fayda sağlamış. Bu ise yılda 200 kg. karbondioksit üretiminin yapılmaması anlamına gelmekte.

Bebek Bezlerinin İçindekiler
Tek kullanımlık bezlerin en fazla tanınanlarının web sayfalarına gittiğimizde kullanılan hammaddelerin neler olduğunu görebiliyoruz .

Bu maddelere tekrar bakalım; kağıt benzeri ağaçtan elde edilen fiber ve süper emiciliği sağlayan

poliakrileyt (polyacrilate) ve diğer malzemeler poliproplin, polyester ve politlin.

Bu sentetik maddelerin hepsi, bezin popoya oturmasında ve sızdırmanın önlenmesi açısından olmazsa olmaz. Elastik bandların yapımında kullanılan madde bebeği rahatsız etmeden bezin bel kısmına oturmasında kullanılan ve yine sentetik lastik. Biliyorsunuz lastik rubber palm denilen ağaçlardan üretiliyor.

Sodyum Poliakrilit: İdrarın jele dönüştürülüp hapsedilmesinde başrol oyuncusu. Ağırlığının yüz katı kadar sıvıyı içine alabilir fakat işin acıklı kısmı toksik şok etkisi yarattığı için 1985 yılında tamponlardan men edildi. Poliakrilit üretimi yapan sektörlerde çalışan iş gücünde dişil organ hasarı, yorgunluk ve kilo kaybı tespit edilmiştir. Ancak haftanın yedi günü yirmidört saati bu maddeye maruz kalan bebeklerin üzerinde yarattığı etki uzun vadeli olarak araştırılmamıştır.
Hammaddenin bu akıl almaz emiciliği maalesef derinin kurumasına, ciddi boyutta pişik oluşmasına, cinsel organlarda (erkek ve kız) kanamalara sebep olmaktadır. Ayrıca kedilerde maddeyi soluma sonucu ölüm tespit edilmiştir.
Dioksin: İnsanoğlu üzerinde kansere sebep olan baş toksik madde olarak bilinmektedir. Kağıdın beyazlaştırılması işleminde ortaya çıkan dioksin doğum hasarlarına, deri problemlerine ve böbrek yetmezliğine sebep olmasıyla da tanınmaktadır.
TBT (Tribulitin): Bu hammadde 2000 yılında pampers ultra kuru bebek bezinde bulunmuştur. TBT bilinen en güçlü toksik hammaddedir. Savunma mekanizmasını yok eder ve hormonal dengeyi güçsüz kılar. Erkeklerde kısırlık ile ilgili bağlantısı üzerinde spekülasyonlar vardır.
İkslin (Xylene),Ethilbenzen(Ethilbenzene), Sitrin(Sytrene), Isproplin(Isproplene) gibi hammaddeler 1999 yılında rapor edilen ve Çevresel Sağlık örgütünün arşivlerine giren kimyasallardan yalnızca bazılarıdır.
Anderson Labaratuarı’nda bazı bebek bezi ürünleri ile fareler üzerinde yapılan deneylerde bezlerde kullanılan bir takım hammaddelerin astım krizi yarattığı, bronşite, göz, burun ve boğaz tahrişine sebep olduğunu saptanmıştır. Hatta bu semptomlar direkt olarak kimyasallarla özdeşleştirilmiştir, yani kullanılan kimyasalların direkt etkisi olarak ortaya çıktıkları tespit edilmiştir.
2000 yılında Almanya’da Keil Üniversitesi tarafından yapılan araştırmada ise, bebek bezinin erkek testislerini vücut ısısından daha yüksek derecede tutması sebebiyle Batı Avrupalı erkeklerin üreme kabiliyetinde büyük oranda düşme tespit edilmiştir.

Bebeklerimize onlara miras bırakacağımız dünyayı bebek bezleri ile doldurmayalım.Tek kullanımlık bezler yerine yıkanabilir bebek bezlerine yönelelim.
Hatta daha radikal olanlar bebeğin doğumu ile birlikte çocuklarını hiç bezlemeden de büyütebilirler.İlgilenenler aşağıdaki linke tıklayarak bilgi alabilirler..
http://www.naturalbirthandbabycare.com/elimination-communication.html